
Kitap okumayı çok severdim, biliyordun. Ama her kitabı okumazdım, neden bilmiyorum.. Büyüdüğüm için mi bir şey beğenmiyordum yoksa "büyükler" yazdığı için miydi bu? Okumamı tavsiye ettiğin kitaplar olurdu ara sıra ve okurdum da.
Bir tanesi Küçük Prens'ti. Büyüyordum ve vaktim yetmiyordu hiçbir şeye işte, bir fırsat bulup okuyamamıştım; "büyük" bir aptaldım. Bugünse eskileri hatırlarken aklıma gelmişti kitap. Defalarca Orospu Kırmızı'yı, Medusa'nın Makası'nı ya da diğerlerini okumuş olmama rağmen bunu atlamış olduğumu farkedip göz atmaya karar verdim.
Google amca, kitabı arayıp özenerek bulmanın vereceği sevinci elimden almıştı büyük insanların en büyük ihtiyacı olan "zaman"dan bir parça verirken. O bir parça koklatıyordu, biz de "kazandık" diyiveriyorduk buna!
Yaldızların içinde kitap kapağını uzun uzun inceledim önce. Basitti, sadeydi ama ne kadar anlamlı olabileceğini kitabı okumaya başlayıp da ne kadar büyük bir aptal olduğumu görmeden anlayamazdım. Okumaya başladım ve daha ilk sayfa "büyük" olmanın kaybettirdiği o kadar çok şey olduğunu gösterdi. Yıllardır pek az kitaptan aldığım hazzı bu kısacık kitaptan almaya başladım, büyük bir iştahla okudum.
O kadar güzel, o kadar özel sözler oldu ki bunlar benim için gözlerimin dolduğunu farkettim.
Yaldızların içinde kitap kapağını uzun uzun inceledim önce. Basitti, sadeydi ama ne kadar anlamlı olabileceğini kitabı okumaya başlayıp da ne kadar büyük bir aptal olduğumu görmeden anlayamazdım. Okumaya başladım ve daha ilk sayfa "büyük" olmanın kaybettirdiği o kadar çok şey olduğunu gösterdi. Yıllardır pek az kitaptan aldığım hazzı bu kısacık kitaptan almaya başladım, büyük bir iştahla okudum.
"Tilkiyi hatırladım. İnsan birinin kendisini evcilleştirmesine izin verirken, bir parça da ağlamayı göze alıyor demektir."
"Yoruldu ve kumların üzerine oturdu. Ben de yanına oturdum. Kısa bir sessizlikten sonra: 'Yıldızlar çok güzel... Çünkü içlerinden birinde, şu an göremediğim bir çiçek yaşıyor' dedi."
“Ama gözler göremez. İnsanın kalbiyle bakması gerekir.”
Çocuk gibi olup rezil olduğumu düşündüğüm anlar vardı şimdi gözümün önünde; utanmayı öğretmişlerdi büyükler, ben de utanırdım çocuklaşınca. Ama asıl kıymetli olan buymuş..
"Ve bunun neden bu kadar önemli olduğunu büyükler asla anlayamazlar..."