Boz bulanık sular gibi hatıralar
Ana koynunda uyumak vazgeçişler
İçinde kalansa sönmüş bir alev yumağı
Her ağaçtan dökülen bıkkınlığın yaprakları
Harabe bir duvarla avucundakiler aynı
Kader avuçlarındaysa oku olacakları
Temizlenen hatıraları
Artık huzur vermeyen vazgeçişleri
O dev alev topunu
Yerden hızla yükselen yaprakları oku..
Başı ve sonu aynı
Bakmayı bilmeyen gözlerinle
Hece hece, bağırarak oku
19 Nisan 2009 Pazar
Hayat Biz
Böyle olsun isteyen biz değildik
Aramızda koştu hep yıllar
Benliklerimizi kaybettik
Var olmayan düşler içindik
Dumanlı havada çırpınan bir çift kanattı
Yere dokunamadık
Dünya uzaydı, basamadık
Dokunamadık biz
Akamadan buharlaşan damlaları silemedik
Sarılamadık birbirimize
Tek bir damlada
Ne yüzdük, ne boğulabildik
Nefes nefeseydik
Dolduramadık göğsümüze dumanı
Kanatlar çırpınmayı bıraktı
Sertçe bastık yere
Hayat bizdik..
Aramızda koştu hep yıllar
Benliklerimizi kaybettik
Var olmayan düşler içindik
Dumanlı havada çırpınan bir çift kanattı
Yere dokunamadık
Dünya uzaydı, basamadık
Dokunamadık biz
Akamadan buharlaşan damlaları silemedik
Sarılamadık birbirimize
Tek bir damlada
Ne yüzdük, ne boğulabildik
Nefes nefeseydik
Dolduramadık göğsümüze dumanı
Kanatlar çırpınmayı bıraktı
Sertçe bastık yere
Hayat bizdik..
8 Nisan 2009 Çarşamba
Kayıp Çıkış..
Her hücreden ayrı bir çığlık,
Her biri ayrı bir hece..
Ve ayrı lisanlar her birinin dilinde..
Bu kadar farklıyken yollar,
Neden bitiş çizgisi aynı?
Evet evet.. Düşün..
Neydi tadı, kokusu, rengi?
Evet evet.. Aşktı..
Her biri ayrı bir hece..
Ve ayrı lisanlar her birinin dilinde..
Bu kadar farklıyken yollar,
Neden bitiş çizgisi aynı?
Evet evet.. Düşün..
Neydi tadı, kokusu, rengi?
Evet evet.. Aşktı..
5 Nisan 2009 Pazar
Çoğul Ruhlar
Ruh ikiye bölündü demiştik
İki yarım da birbirinden habersiz
Belki birbirinden çaresiz
Bu yüzden çoğul değil miyiz?
Yarım kaldı şiirlerim,
Hepsi ruhum kadar yarım..
Hepsi benim kadar aşık..
Hepsi senin kadar kör..
Hayaller durdu, dönmüyor
Dünya tutuldu, ay tutuldu..
Gölgeler kadar ücra bir el,
Safi göğe dokundu..
Kaydırdığı yıldız bile adını söyledi
Gözlerimden baktı sana,
Düşünmedi bir saniye,
Durmadı, sordu, niye?
Hala çoğul değil miyiz?
İki yarım da birbirinden habersiz
Belki birbirinden çaresiz
Bu yüzden çoğul değil miyiz?
Yarım kaldı şiirlerim,
Hepsi ruhum kadar yarım..
Hepsi benim kadar aşık..
Hepsi senin kadar kör..
Hayaller durdu, dönmüyor
Dünya tutuldu, ay tutuldu..
Gölgeler kadar ücra bir el,
Safi göğe dokundu..
Kaydırdığı yıldız bile adını söyledi
Gözlerimden baktı sana,
Düşünmedi bir saniye,
Durmadı, sordu, niye?
Hala çoğul değil miyiz?
2 Nisan 2009 Perşembe
Kapat Gözlerini
Kapat gözlerini
Sel olsun kelimelerin
Rüyalarımı anlat bana
Büyüyor muyum yeterince
Kapanıyor mu yaralarım
Korkmadan yazabiliyor muyum
Kapat gözlerini
Kelimelerinle birlikte akayım
Belki söylemediklerin büyütür beni
Belki unuturum yaralarımı
Belki onlar kadar özgür olurum
Ve korkusuz..
Gözlerini kapattığında gördüklerim
Bir şiirden ibaretti ya hani:
Hayattı
Akıp gidiyordu ya kalemim
Ölüm geliyordu ya aniden
Kalemim de aynı hızla mı düşecek?
Sel olsun kelimelerin
Rüyalarımı anlat bana
Büyüyor muyum yeterince
Kapanıyor mu yaralarım
Korkmadan yazabiliyor muyum
Kapat gözlerini
Kelimelerinle birlikte akayım
Belki söylemediklerin büyütür beni
Belki unuturum yaralarımı
Belki onlar kadar özgür olurum
Ve korkusuz..
Gözlerini kapattığında gördüklerim
Bir şiirden ibaretti ya hani:
Hayattı
Akıp gidiyordu ya kalemim
Ölüm geliyordu ya aniden
Kalemim de aynı hızla mı düşecek?
1 Nisan 2009 Çarşamba
Bulutsuzluk Özlemi
Bulutsuzluğu özledim
Bulutların aramıza girdiği güneşi
Buzlarım çözülene dek ısınmayı
Isıtmanı belki de..
Haşim'in lisanıyla dokunuyorum sana:
Hafi..
Bulutların kubbeyi kapladığı o ayrılığından beri.
Ruha ve kaleme de...
Oynuyorum tüm hecelerinle
Ruhumla kavuruyorum
Her zerrene bi damlamı sıkıştırıyorum
Yok olana dek..
Ve bulutsuzluğun daha da uzattığı merdivenleri
Ağır ağır,adım adım
Eteklerimde güneş rengi bir yığın yaprakla,
Her gün daha da ağır çıkıyorum.
Bulutsuzlukta ellerini tutana dek..
Bulutların aramıza girdiği güneşi
Buzlarım çözülene dek ısınmayı
Isıtmanı belki de..
Haşim'in lisanıyla dokunuyorum sana:
Hafi..
Bulutların kubbeyi kapladığı o ayrılığından beri.
Ruha ve kaleme de...
Oynuyorum tüm hecelerinle
Ruhumla kavuruyorum
Her zerrene bi damlamı sıkıştırıyorum
Yok olana dek..
Ve bulutsuzluğun daha da uzattığı merdivenleri
Ağır ağır,adım adım
Eteklerimde güneş rengi bir yığın yaprakla,
Her gün daha da ağır çıkıyorum.
Bulutsuzlukta ellerini tutana dek..
Kaydol:
Yorumlar (Atom)