Kutla hadi "bizi sevgilim"
Piyalenin dibinde tek kırmızı benim
Sarhoşluğumun tadı ve pişmanlığıydın
İskenderin canındaki lav benim
Rüzgarlar bile korkaktı sana
İnandım huzurla durulmaya
Esmeyi unutur diye ağladım aslında
Bir aralık laneti keşfettim aynada
Söyleme zamanı geldi güneşin
Kanlı ruhunda yağmurlar yağdırdı
Sonbaharla sevdim seni sevgilim
Sağanak yağmurları bastırmayı üstlendim
Sevgili kılığında öldürür cellatlar
Kelimenin en sert ve hisli hali hatlar
Şimdi "bir cinayeti aydınlatmak için yalnızım aşka"
5 Aralık 2009 Cumartesi
17 Ağustos 2009 Pazartesi
İlk Şiir
Barışa bakarım, yalnız bir gece
Bir gece öperim dudaklarını
İlk sendin
Ben en son seni sevdim
Şimdiyse ortalardasın
Dirilip yazdım
İlk satırdayken yazdım
Şimdiyse ölen sensin
Bir gece öperim dudaklarını
İlk sendin
Ben en son seni sevdim
Şimdiyse ortalardasın
Dirilip yazdım
İlk satırdayken yazdım
Şimdiyse ölen sensin
Geç"miş" - Geç"di"
Yastığımın altında iki koca sözlük var
Geçmişi geride bırakamamışım
Her terime bakıyorum her gece
"miş" ve "di" bulaşmış ellerime
Hislerimi öldürmüşüm
Geçmişi geride bırakamamışım
Her terime bakıyorum her gece
"miş" ve "di" bulaşmış ellerime
Hislerimi öldürmüşüm
Mürekkepli Palyaço
Ağlamayacaktım
Katık etmeyecektim kalemime
Nefesim yakmayacaktı tenimi
İsyan etmeyecektim ellerime
Palyaçom gibi olmayacaktım
Bir mendilim olacaktı mürekkeple ıslanmış
Acımış olacak birileri; terim silinmiş
Palyaçom öpmüş beni
Saatimi de durdurmuş; o da mürekkepliydi
Kendini Pinokyo sanmış palyaçom
Burnunu kesmiş anlaşılmasın diye
Ben de denedim; kestim burnunu
Palyaçom gibi olmayacaktın
Katık etmeyecektim kalemime
Nefesim yakmayacaktı tenimi
İsyan etmeyecektim ellerime
Palyaçom gibi olmayacaktım
Bir mendilim olacaktı mürekkeple ıslanmış
Acımış olacak birileri; terim silinmiş
Palyaçom öpmüş beni
Saatimi de durdurmuş; o da mürekkepliydi
Kendini Pinokyo sanmış palyaçom
Burnunu kesmiş anlaşılmasın diye
Ben de denedim; kestim burnunu
Palyaçom gibi olmayacaktın
14 Temmuz 2009 Salı
Martı
Şiirler hep yalan söyledi
Martı gökyüzüne aşık falan değildi
Tek derdi balıktı
Aşık da değildi oysa ona
Bencildi yalnızca
Senin gibi, aşk gibi
Martı gökyüzüne aşık falan değildi
Tek derdi balıktı
Aşık da değildi oysa ona
Bencildi yalnızca
Senin gibi, aşk gibi
İğne Ucu
İğne ucuyla delinmiş bir dünyanın göz yaşlarıyız
Çekirdeğinden taa atmosferine kadarız
En fazla bir karganın çığlığıdır ses burada
En geniş açım ellerindir yanaklarımda
İğne ucuyla delinmiş bir rüyanın sınırlarıyız
Göremediklerinle bilinç yolu arası kadarız
En fazla kanayan bir yaradır ses burada
En geniş çatlak nefesindir dudaklarımda
İğne ucuyla delinmiş bir kalbin sancılarıyız
Temiz ve kirli kanın ayrım noktası kadarız
Gök mavi yüzden başka yok hiçbir ses burada
En geniş alan senin tadın dokularımda
Çekirdeğinden taa atmosferine kadarız
En fazla bir karganın çığlığıdır ses burada
En geniş açım ellerindir yanaklarımda
İğne ucuyla delinmiş bir rüyanın sınırlarıyız
Göremediklerinle bilinç yolu arası kadarız
En fazla kanayan bir yaradır ses burada
En geniş çatlak nefesindir dudaklarımda
İğne ucuyla delinmiş bir kalbin sancılarıyız
Temiz ve kirli kanın ayrım noktası kadarız
Gök mavi yüzden başka yok hiçbir ses burada
En geniş alan senin tadın dokularımda
23 Haziran 2009 Salı
İz Bırakanlar..
İz bırakanlar unutulmaz.. Elimde bi iz var. Evet asabiyim. Kardeşim sayesinde elimi cama geçirmiştim. Kardeşimi unutamıyorum.
İz bırakanlar unutulmaz.. Elimde bir iz var. Evet ben yazıyorum. Yazı yeteneğimi keşfeden bir arkadaşım vardı. Sayesinde kendimi keşfettim. Hatta öyle bir geliştirdim ki kendimi, yazılarımı yayınlamamı isteyen bir dergi var artık. O arkadaşımı unutamıyorum.
İz bırakanlar unutulmaz. Elimde bir iz var. Bu sefer ne olduğunu hatırlamıyorum. Sıkıca tuttuğum birşey vardı galiba, pek severdim. Sıcak.. Bir el miydi o ? Neden ve nasıl bıraktım bilmiyorum. Ama ağzından emziği alınmış bebek gibi, nedenini bilmeden bağırıyorum. İz bırakmış bende. Özlüyorum..
İz bırakanlar unutulmaz.. Elimde bir iz var. Evet ben yazıyorum. Yazı yeteneğimi keşfeden bir arkadaşım vardı. Sayesinde kendimi keşfettim. Hatta öyle bir geliştirdim ki kendimi, yazılarımı yayınlamamı isteyen bir dergi var artık. O arkadaşımı unutamıyorum.
İz bırakanlar unutulmaz. Elimde bir iz var. Bu sefer ne olduğunu hatırlamıyorum. Sıkıca tuttuğum birşey vardı galiba, pek severdim. Sıcak.. Bir el miydi o ? Neden ve nasıl bıraktım bilmiyorum. Ama ağzından emziği alınmış bebek gibi, nedenini bilmeden bağırıyorum. İz bırakmış bende. Özlüyorum..
16 Haziran 2009 Salı
Aşk Senin..
Su yüzüne çarpan gerçeklerle yanar tenin
Sabunlar arındırmaz yanan kirlerinden
Yokoluşu yazdın avuçlarında çöllerden
Musa'nın ayırdığı ırmak senin
Ruhun tortusunda balçık kıvamındasın
Hayata aborde ettiğin gündür irade kaybın
Hayat ki abullabut, hayat ki acuze
Ne ilk kuma oldun ne de son gelen üzerine
Ne ilk piçi oldun ne de son bu yeryüzünde
Kırkı çıkan acuzeye hamam olan çöl
İçindeki ifrite sabun olan toprak
Sonunda taşırdığın durgun su senin..
Kılavuz edindiğin aşk senin, aşık senin..
Sabunlar arındırmaz yanan kirlerinden
Yokoluşu yazdın avuçlarında çöllerden
Musa'nın ayırdığı ırmak senin
Ruhun tortusunda balçık kıvamındasın
Hayata aborde ettiğin gündür irade kaybın
Hayat ki abullabut, hayat ki acuze
Ne ilk kuma oldun ne de son gelen üzerine
Ne ilk piçi oldun ne de son bu yeryüzünde
Kırkı çıkan acuzeye hamam olan çöl
İçindeki ifrite sabun olan toprak
Sonunda taşırdığın durgun su senin..
Kılavuz edindiğin aşk senin, aşık senin..
4 Mayıs 2009 Pazartesi
Karabasan
İçime çekiyorum en derin kabusları
Titriyorum.. Gördüklerimin her biri,
Hisli cellatların ütopya karabasanları.
Diretilen hayatı ihlalin cezası,
Marjinal ruh kıyımlarının tam ortası..
Medusa kokar günahın küstahlığı.
En asil ölüm sancısı,
Her darbede kavuşan,
Tanrıyla şeytanın ızdırabı..
Titriyorum.. Gördüklerimin her biri,
Hisli cellatların ütopya karabasanları.
Diretilen hayatı ihlalin cezası,
Marjinal ruh kıyımlarının tam ortası..
Medusa kokar günahın küstahlığı.
En asil ölüm sancısı,
Her darbede kavuşan,
Tanrıyla şeytanın ızdırabı..
19 Nisan 2009 Pazar
Oku
Boz bulanık sular gibi hatıralar
Ana koynunda uyumak vazgeçişler
İçinde kalansa sönmüş bir alev yumağı
Her ağaçtan dökülen bıkkınlığın yaprakları
Harabe bir duvarla avucundakiler aynı
Kader avuçlarındaysa oku olacakları
Temizlenen hatıraları
Artık huzur vermeyen vazgeçişleri
O dev alev topunu
Yerden hızla yükselen yaprakları oku..
Başı ve sonu aynı
Bakmayı bilmeyen gözlerinle
Hece hece, bağırarak oku
Ana koynunda uyumak vazgeçişler
İçinde kalansa sönmüş bir alev yumağı
Her ağaçtan dökülen bıkkınlığın yaprakları
Harabe bir duvarla avucundakiler aynı
Kader avuçlarındaysa oku olacakları
Temizlenen hatıraları
Artık huzur vermeyen vazgeçişleri
O dev alev topunu
Yerden hızla yükselen yaprakları oku..
Başı ve sonu aynı
Bakmayı bilmeyen gözlerinle
Hece hece, bağırarak oku
Hayat Biz
Böyle olsun isteyen biz değildik
Aramızda koştu hep yıllar
Benliklerimizi kaybettik
Var olmayan düşler içindik
Dumanlı havada çırpınan bir çift kanattı
Yere dokunamadık
Dünya uzaydı, basamadık
Dokunamadık biz
Akamadan buharlaşan damlaları silemedik
Sarılamadık birbirimize
Tek bir damlada
Ne yüzdük, ne boğulabildik
Nefes nefeseydik
Dolduramadık göğsümüze dumanı
Kanatlar çırpınmayı bıraktı
Sertçe bastık yere
Hayat bizdik..
Aramızda koştu hep yıllar
Benliklerimizi kaybettik
Var olmayan düşler içindik
Dumanlı havada çırpınan bir çift kanattı
Yere dokunamadık
Dünya uzaydı, basamadık
Dokunamadık biz
Akamadan buharlaşan damlaları silemedik
Sarılamadık birbirimize
Tek bir damlada
Ne yüzdük, ne boğulabildik
Nefes nefeseydik
Dolduramadık göğsümüze dumanı
Kanatlar çırpınmayı bıraktı
Sertçe bastık yere
Hayat bizdik..
8 Nisan 2009 Çarşamba
Kayıp Çıkış..
Her hücreden ayrı bir çığlık,
Her biri ayrı bir hece..
Ve ayrı lisanlar her birinin dilinde..
Bu kadar farklıyken yollar,
Neden bitiş çizgisi aynı?
Evet evet.. Düşün..
Neydi tadı, kokusu, rengi?
Evet evet.. Aşktı..
Her biri ayrı bir hece..
Ve ayrı lisanlar her birinin dilinde..
Bu kadar farklıyken yollar,
Neden bitiş çizgisi aynı?
Evet evet.. Düşün..
Neydi tadı, kokusu, rengi?
Evet evet.. Aşktı..
5 Nisan 2009 Pazar
Çoğul Ruhlar
Ruh ikiye bölündü demiştik
İki yarım da birbirinden habersiz
Belki birbirinden çaresiz
Bu yüzden çoğul değil miyiz?
Yarım kaldı şiirlerim,
Hepsi ruhum kadar yarım..
Hepsi benim kadar aşık..
Hepsi senin kadar kör..
Hayaller durdu, dönmüyor
Dünya tutuldu, ay tutuldu..
Gölgeler kadar ücra bir el,
Safi göğe dokundu..
Kaydırdığı yıldız bile adını söyledi
Gözlerimden baktı sana,
Düşünmedi bir saniye,
Durmadı, sordu, niye?
Hala çoğul değil miyiz?
İki yarım da birbirinden habersiz
Belki birbirinden çaresiz
Bu yüzden çoğul değil miyiz?
Yarım kaldı şiirlerim,
Hepsi ruhum kadar yarım..
Hepsi benim kadar aşık..
Hepsi senin kadar kör..
Hayaller durdu, dönmüyor
Dünya tutuldu, ay tutuldu..
Gölgeler kadar ücra bir el,
Safi göğe dokundu..
Kaydırdığı yıldız bile adını söyledi
Gözlerimden baktı sana,
Düşünmedi bir saniye,
Durmadı, sordu, niye?
Hala çoğul değil miyiz?
2 Nisan 2009 Perşembe
Kapat Gözlerini
Kapat gözlerini
Sel olsun kelimelerin
Rüyalarımı anlat bana
Büyüyor muyum yeterince
Kapanıyor mu yaralarım
Korkmadan yazabiliyor muyum
Kapat gözlerini
Kelimelerinle birlikte akayım
Belki söylemediklerin büyütür beni
Belki unuturum yaralarımı
Belki onlar kadar özgür olurum
Ve korkusuz..
Gözlerini kapattığında gördüklerim
Bir şiirden ibaretti ya hani:
Hayattı
Akıp gidiyordu ya kalemim
Ölüm geliyordu ya aniden
Kalemim de aynı hızla mı düşecek?
Sel olsun kelimelerin
Rüyalarımı anlat bana
Büyüyor muyum yeterince
Kapanıyor mu yaralarım
Korkmadan yazabiliyor muyum
Kapat gözlerini
Kelimelerinle birlikte akayım
Belki söylemediklerin büyütür beni
Belki unuturum yaralarımı
Belki onlar kadar özgür olurum
Ve korkusuz..
Gözlerini kapattığında gördüklerim
Bir şiirden ibaretti ya hani:
Hayattı
Akıp gidiyordu ya kalemim
Ölüm geliyordu ya aniden
Kalemim de aynı hızla mı düşecek?
1 Nisan 2009 Çarşamba
Bulutsuzluk Özlemi
Bulutsuzluğu özledim
Bulutların aramıza girdiği güneşi
Buzlarım çözülene dek ısınmayı
Isıtmanı belki de..
Haşim'in lisanıyla dokunuyorum sana:
Hafi..
Bulutların kubbeyi kapladığı o ayrılığından beri.
Ruha ve kaleme de...
Oynuyorum tüm hecelerinle
Ruhumla kavuruyorum
Her zerrene bi damlamı sıkıştırıyorum
Yok olana dek..
Ve bulutsuzluğun daha da uzattığı merdivenleri
Ağır ağır,adım adım
Eteklerimde güneş rengi bir yığın yaprakla,
Her gün daha da ağır çıkıyorum.
Bulutsuzlukta ellerini tutana dek..
Bulutların aramıza girdiği güneşi
Buzlarım çözülene dek ısınmayı
Isıtmanı belki de..
Haşim'in lisanıyla dokunuyorum sana:
Hafi..
Bulutların kubbeyi kapladığı o ayrılığından beri.
Ruha ve kaleme de...
Oynuyorum tüm hecelerinle
Ruhumla kavuruyorum
Her zerrene bi damlamı sıkıştırıyorum
Yok olana dek..
Ve bulutsuzluğun daha da uzattığı merdivenleri
Ağır ağır,adım adım
Eteklerimde güneş rengi bir yığın yaprakla,
Her gün daha da ağır çıkıyorum.
Bulutsuzlukta ellerini tutana dek..
Kaydol:
Yorumlar (Atom)