Tanrı önce kadını yarattı.Yaşadıkları yere de "cennet" adını verdi. Ve sonra kadını tamamlasın, bir bütün olsunlar diye erkeği yarattı. Kadının naifliğine karşı güçlü, kırılganlığına karşı sert, güzelliğine karşı yakışıklı... Zamanla erkek güçlü yapısıyla Tanrı'nın daha çok gözüne girdi. Öyleki, Tanrı kadının erkeğe itaat etmesini istedi. Her koşulda Tanrı'nın gözdesi olmaya alışkın olan kadın Tanrı'sına asi oldu ve itaat etmedi. Cezası Tanrı katından kovulmak oldu. Tanrısından uzaklaştırılmasına neden olarak gördüğü erkeğe öyle büyük bir kin beslediki onu da mutlaka Tanrıdan uzaklaştırmalıydı. Usulca erkeğe kendini sevdirdi, aşık etti. Erkek aşkından Tanrıya yalvarıp kadını yeniden cennete aldırdı. Yeniden cennete giren kadın intikam için fırsat kollamaya başladı. Ve o fırsat sonunda ayağına kadar geldi. O gün Tanrı kadın ve erkeği yalnız bıraktı ve giderkende yasak elmadan uzak durmasını tembihledi erkeğe. Erkek çok sadıktı Tanrısına ve asla sözünden çıkmazdı. Elma yasaksa yasaktı ve asla dokunmazdı. Ama kadına da çok aşıktı. Kadın da Tanrısına aşıktı ve yeniden onun gözdesi olmasına engel olan erkeği aradan çıkarmak için erkeğin aşkını, kendi dişiliğini ve zekasını kullanarak yasak elmayı erkeğe yedirdi. Tam o anda gelen Tanrı, erkeğin sözünü dinlemeyip kadının aşkına kapıldığını görünce onu katından kovdu. Sonunda yeniden Tanrının gözdesi olmuştu kadın. Ama zamanla büyük bir boşluk, eksiklik hissetmeye başladı. Her geçen gün daha da mutsuzlaştı ve farkında olmadan erkeği özlediğini, yeniden onunla olmak istediğini fark etti. Aşık olmuştu erkeğe. Artık cennet erkek olmadan cennet değildi onun için. Bir gün dayanamayarak Tanrı'ya gitti ve Tanrı'dan erkeği affedip yeniden cennete almasını istedi. Tanrı kabul etmedi. Günler günleri kovaladı ve kadının mutsuzluğu tüm cenneti kapladı. Kadının haline üzülen Tanrı onu çağırıp erkeğin cennete tekrar girebileceğini ancak türlü şekillerde erkeği deneyerek cennete yeniden girmeye layık olup olmadığını anlaması için kadının erkeğin yanına gitmesini istedi. Cennetten bir süreliğine ayrı kalacağına üzülsede yeniden erkeğin yanında olacağı için mutlu bir şekilde erkeğine koştu.Erkeğin cennete girmesi kadına bağlıydıya ve erkeğe olan aşkı yüzünden geçici de olsa cennetten uzak kalmıştıya erkeğin sınavı oldukça zor olacaktı ve bu sınav binlerce yıl sürecek kadar uzun olacaktı.Ömrü yetmeyen kadın görevi bir diğerine devredecek ve erkeklerin sınavı kıyamete kadar devam edecekti.Günümüze kadar sınava tabi tutulan erkeklerin bir çoğu sınavı geçip geçmediğini göremeden sınav salonunu terk etti, bir kısmı sınavdan çakarak salondan çıktı. Sınavı geçenler mi? Onlardan bazısı Ferhat bazısı Mecnun bazısı Yusuf adını alıp tarihe geçtiler.Sınav hala sürüyor ve ömrü yetmeyenler, çakanlar hala var elbet ancak sınavı geçip adını tarihe yazdıranlar ise çok nadir olarak görülmektedir.
(..Alıntıdır..)
(..Alıntıdır..)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder